Türk Dünyası Diyalog Forumu Ankara’da Başladı
ANKARA / TEKHA Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13’üncü Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türk Dünyası Diyalog Forumu” başladı. İki gün sürecek forumun açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran katıldı. “Fikirden Diyaloğa, İleri” temasıyla gerçekleştirilen forumda, Türk dünyası halkları arasındaki kültürel etkileşimin ve ortak hafızanın güçlendirilmesi amaçlanıyor. TDT üyesi ve […]
ANKARA / TEKHA
Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13’üncü Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türk Dünyası Diyalog Forumu” başladı. İki gün sürecek forumun açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran katıldı.
“Fikirden Diyaloğa, İleri” temasıyla gerçekleştirilen forumda, Türk dünyası halkları arasındaki kültürel etkileşimin ve ortak hafızanın güçlendirilmesi amaçlanıyor. TDT üyesi ve gözlemci ülkeler arasında medya, iletişim ve yayıncılık alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesi için kapsamlı bir platform oluşturulması hedefleniyor.
Forum programında panel oturumları, yuvarlak masa toplantıları, kültür ve sanat etkinlikleri ile sergiler yer alıyor. Etkinliklerde Türk dünyasının siyasi, ekonomik, toplumsal ve stratejik alanlardaki potansiyeli ile ortak hedefleri değerlendirilecek.
Yılmaz: İstişarelerimizi Güçlendirmeyi Hedefliyoruz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Ankara Zirvesi’nde Azerbaycan’dan devralacağı dönem başkanlığını somut kazanımlara dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti.
Yılmaz, “Bugünkü Ankara Zirvesi’nde kardeş Azerbaycan’dan devralacağımız dönem başkanlığını, bugüne kadar oluşturduğumuz kurumsal birikimi, ülkelerimizin istikrarı, kalkınması ve refahı için somut kazanımlara dönüştürme anlayışıyla yürüteceğiz” dedi.
Orta Koridor’dan enerji tedarik sistemlerinin çeşitlendirilmesine, savunma sanayisinden bilim ve teknolojiye kadar geniş bir gündem bulunduğunu ifade eden Yılmaz, “Siyasi istişarelerimizi güçlendirmeyi, ekonomik bütünleşmemizi ilerletmeyi, enerji ve ulaştırma bağlantılarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Dijital dönüşüm, eğitim ve kültür alanlarındaki ortak çalışmalarımıza da yeni bir ivme kazandıracağız. Bu hedeflerin hayata geçirilmesi, hükümetlerimizin ve resmi kurumlarımızın yanı sıra parlamentolarımızın, üniversitelerimizin, düşünce kuruluşlarımızın, özel sektörümüzün, medyamızın ve sivil toplumumuzun katkısını gerektiriyor. Türk Dünyası Diyalog Forumu’nun, ortak hedeflerimizi fikir ve diyalog zemininde ele alarak TDT bünyesindeki iş birliğimize katkı sunacağına inanıyorum” diye konuştu.
Türk Dünyasının Dezenformasyona Karşı Direnci Artırılacak
Uluslararası alanda ülkelerin etkisinin yalnızca ekonomik ve askeri güçleriyle değil, bilgi üretme ve doğru bilgiyi dünyaya ulaştırma kabiliyetleriyle de şekillendiğini vurgulayan Yılmaz, dijital iletişim imkanlarının yanı sıra dezenformasyon ve manipülasyonun oluşturduğu risklere dikkat çekti.
Yılmaz, “Dijital iletişim imkanları bilgiye erişimi kolaylaştırırken dezenformasyon, manipülasyon ve yanıltıcı içerikler toplumlar arasındaki güveni ve uluslararası ilişkileri zedeleyebilmektedir. Devletler ve toplumlar olarak çok uyanık olmak zorundayız. Bu tablo, Türk dünyasının ortak meseleleri kendi bakış açısıyla ele almasını ve doğru, güvenilir bilginin dolaşımını güçlendirmesini daha da önemli hale getirmektedir. TDT bünyesinde medya alanındaki iş birliğimizi, enformasyon ve medyadan sorumlu bakanlarımızın düzenli toplantıları, Medya Koordinasyon Komitesi ve ilgili çalışma grupları aracılığıyla geliştiriyoruz. Kamu yayın kuruluşlarımız arasındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik düzenlemelerin yanı sıra, 2023 yılında Türk Haber Ajansları Birliği kurulmuştur. 2025 yılında Bakü’de düzenlenen Medya ve Enformasyon Bakanları Toplantısı’nda kabul edilen eylem planı da ortak çalışmalarımıza yeni bir çerçeve kazandırmıştır. Önümüzdeki dönemde bu mekanizmalardan daha etkin biçimde yararlanarak Türk dünyasının dezenformasyonlara karşı direncini ve uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Ortak Türk Alfabesi Kültürel Bağları Güçlendirecek
Ortak medeniyet birikiminin ve halklar arasındaki bağların iş birliğinin temelini oluşturduğunu belirten Yılmaz, 34 harfli Ortak Türk Alfabesi’nin kullanımına ilişkin kılavuz ilkelerin haziran ayında Astana’da kabul edildiğini hatırlattı.
Yılmaz, “Ortak medeniyet birikimimiz ve halklarımız arasındaki gönül bağları, kültür, sanat, eğitim, bilim ve gençlik alanlarındaki iş birliğimizin temelini oluşturmaktadır. Bu anlayışla, TDT eşgüdümünde geliştirilen 34 harfli Ortak Türk Alfabesi’nin kullanımına ilişkin kılavuz ilkeler, haziran ayında Astana’da kabul edilmiştir. Söz konusu adım halklarımız arasındaki iletişimi kolaylaştıracak, dil ve kültür bağlarımızı daha da güçlendirecektir. Ortak tarihimizin gelecek nesillere aktarılması, edebiyatımızın ve sanatımızın teşkilatlarımızca desteklenmesi, Türk dünyası bilincinin güçlenmesine ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Türk dünyasının asrı olacaktır’ sözü, ortak geleceğimiz için önümüze koyduğumuz büyük hedefi ifade ediyor. Bu hedef, müşterek tarih ve kültürümüzden aldığımız gücü devletlerimiz arasında kalıcı iş birliğine, halklarımız için refaha dönüştürme sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi, bu sorumluluğu siyasi istişareden ekonomik bağlantısallığa, bilim ve teknolojiden kültür ve gençliğe uzanan ortak hedeflerle uzun vadeli bir çerçeveye kavuşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Duran: Kendi Dilimizde Nitelikli İçerik Üretmeliyiz
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuşmasında Kırım Tatarı fikir insanı İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözünü hatırlatarak ortak hafızanın korunmasında dilin önemine değindi. Dijital çağda yapay zeka modellerinin bilgi üretimindeki rolüne dikkat çeken Duran, Türk dünyasının kendi kaynaklarından beslenen nitelikli içerikler oluşturması gerektiğini vurguladı.
Duran, “Gaspıralı, birliğin ilk ayağının dil olduğuna işaret etmiştir. Şüphesiz ki ortak hafıza zeminini ilk inşa eden unsur dildir. Bugünün dünyasında ise ortak hafızamız, dijital ortamdaki verilerle ve anlatılarla şekilleniyor. Biliyoruz ki yapay zeka modelleri, dijital ortamdaki o verileri işliyor, öğreniyor ve yeni bilgiler üretiyor. Böylelikle dijital ortamdaki hakim anlatının şekillenmesinde başat rol oynuyor. Bu durumda şu önemli soru karşımıza çıkıyor; ‘Yapay zeka modelleri ne derece güvenilir ve hakiki bilgilerden besleniyor?’ Kanaatimce bizler, bu sorunun cevabı üzerine düşünmek ve sorumluluk üstlenmek zorundayız. Kendi dilimizde ve kendi kaynaklarımızla nitelikli içerikler oluşturmak; yapay zeka modellerinin de verilerimizden beslenmesini temin etmek durumundayız. Dijital ortamdaki anlatının hakikate uygun olarak şekillenmesine ancak bu şekilde katkı verebiliriz. Aksi halde bize dair anlatı başkaları tarafından yazılacaktır, başkaları tarafından çerçevelenmiş bir Türk dünyası kurgulanacaktır. Bu bağlamda, mayıs ayında Türkistan’da devlet ve hükümet başkanlarımızın yaptığı dijital Türk dünyası vurgusunu oldukça önemsiyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk dili modeli çağırısı da yine bu sebeple stratejik bir önceliktir. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında 34 harfli Ortak Türk Alfabesi önerisinde uzlaşılmış olması da ortak hafızamızın okunabilirliği açısından oldukça önemlidir. Bugün bizler kendi hikayemizi kendi sesimizle, kendi dilimizle ve kendi değerlerimizle anlatabilecek imkanlara sahibiz. Bunun yolu, ortak anlatı kapasitemizi büyütmekten geçiyor” ifadelerini kullandı.
Ortak Film Ve Belgesel Projeleri Gündemde
Türk dizilerinin dünya genelinde geniş izleyici kitlelerine ulaştığını belirten Duran, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sinemalarının da uluslararası festivallerde daha görünür hale geldiğini söyledi. Duran, ortak film, dizi ve belgesel projeleriyle Türk dünyasının ortak hikayelerinin anlatılması gerektiğini ifade etti.
Duran, “Sizlerin de yakından takip ettiği gibi Türk dizileri, Türk dünyasında ve dünyanın dört bir tarafında milyonlarca izleyiciye ulaşıyor. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sinemaları uluslararası festivallerde giderek daha görünür hale geliyor. Sıra ortak hikayelerimizi; ortak film, dizi ve belgesellerle, ortak bir medya ekosistemi ile birlikte anlatmaktadır. Yarınki ‘Türk Dünyasında Medya ve İletişim’ panelinin bu yolda atılacak önemli bir adım olmasını temenni ediyorum” dedi.
Forumun Kalıcı İstişare Mekanizmasına Dönüşmesi Bekleniyor
Forum kapsamında düzenlenecek oturumların önemine değinen Duran, medya ve iletişim panelinin ortak bir iletişim dili oluşturulmasına, Gaspıralı oturumunun ise dil ve hafızanın dijital çağdaki yerine ilişkin yeni değerlendirmelere katkı sağlayacağını belirtti.
Duran, “2 oturuma özellikle değinmek istiyorum. Bugün öğleden sonraki medya ve iletişim panelimizin, kurumlarımızın ortak bir iletişim dili kurabileceğine dair güçlü bir işaret, yarınki Gaspıralı oturumunun ise dilin ve hafızanın dijital çağdaki yerine dair yeni bir bakış ortaya çıkaracağına inanıyorum. Burada kurulacak ilişkilerin bu 2 günle sınırlı kalmamasını, düzenli istişare mekanizmalarının başlangıcı olmasını diliyorum. Tarih, hiçbir kuşağa yazılmış hazır bir sayfa vermemiştir. Her kuşak kendi hikayesini yazmıştır. Bizim kuşağımızın sayfası, ortak olanın dağılmaya yüz tuttuğu bir çağda yazılmaktadır. Onu birlikte yazarsak, Türk dünyasının ortak yüzyılı da kendi sesiyle konuşacaktır” diye konuştu.
