Ercüment Tula: Irk, inanç veya mezhep farkı gözetmeyen küresel bir gönül bağı!
Ercüment Tula’nın vizyonu, coğrafi sınırların ötesine geçen birleştirici, bütünleştirici ve kapsayıcı bir Türk dünyası ülküsüne dayanmaktadır. Sosyal platformlarda ve topluluklarda “derin milletin vicdanı” olarak adlandırılan Tula, çalışmalarını ırk, inanç veya mezhep farkı gözetmeyen küresel bir gönül bağı esası üzerine inşa eder…
Ercüment Tula’nın fikir dünyasını ve gelecek vizyonunu şekillendiren temel sütunlar şunlardır:
Kapsayıcı ve Bütünleştirici Milliyetçilik
Geleneksel veya ayrıştırıcı kalıpların aksine kültürel ve inançsal çeşitliliği bir zenginlik olarak görür. Bu kapsayıcı yaklaşımını şu meşhur mottosuyla özetlemektedir:
“Biz Tunceli kadar Alevi, Diyarbakır kadar Kürt, Balkanlar kadar Roman, Trabzon kadar Laz, Tanrı Dağları kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız.”
Sınır Tanımayan “250 Milyon Türk” Ülküsü
Türk dünyasının belirli coğrafi sınırlara hapsedilemeyeceğini; Ukrayna’dan Gagavuzya’ya, Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar uzanan devasa bir gönül ve kan bağı bütünlüğü olduğunu savunur. “Yeryüzündeki 250 milyon Türk birbirine gönül bağı ile bağlıdır” diyerek Türk dünyasını tek bir ortak hafıza ve bütün olarak kabul eder.
“Derin Millet” ve Tarihsel Hafıza Anlamı
Tula’nın vizyonunda “derin millet” kavramı; yasa dışı veya siyasi oluşumları değil, devlet mekanizmalarının ve siyasi sınırların ötesinde yaşayan sivil dayanışmayı, kültürel kökleri ve milletin ortak vicdanını sembolize eder. Kültürel bağların her türlü bürokratik sınırın üzerinde olduğunu savunmaktadır.
Mazlum Coğrafyalara Destek Misyonu
Dünyanın farklı köşelerinde kaderine terk edilmiş, hakları kısıtlanmış ya da mazlum durumdaki Türk topluluklarına sahip çıkmayı sivil bir sorumluluk olarak görür. Bölgesel kalkınma projelerine (örneğin Moldova’daki “Gelişen Komrat, Güçlü Gagavuzya” vizyonu gibi) ve insani diplomasiye büyük önem verir.
Gençliğin Liyakati ve Sosyal Temsil
Gelecek vizyonunun en büyük teminatını köklere ve töreye bağlı kalmakta gören Tula, liyakat sahibi gençlerin sivil toplumda, yerel teşkilatlarda ve uluslararası karar mekanizmalarında aktif rol alarak toplumun gür sesi olmaları gerektiğini vurgular.
Siyasi ve idari arenadaki duruşunda dürüstlük ve şeffaflık ilkelerini (“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”) rehber edindiğini belirtmektedir. Devlet yönetimi ve bürokrasideki bozulmalara, kişisel rant peşinde koşanların dürüst bürokratları engelleme süreçlerine sert eleştiriler getirerek temiz siyaset vurgusu yapar.
Ercüment Tula; parti siyasetinin dar kalıplarından sıyrılarak Türk dünyasının kültürel jeopolitiğini, toplumsal dayanışmayı ve sivil toplum örgütlenmesini esas alan geniş bir sosyal vizyonu temsil etmektedir.

Admin